Reklam Alanı 4
Ygs Lys Hücre Konu Anlatımı

Ygs Lys biyoloji hücre konu anlatımlı özetler, sorularda karşınıza çıkabilecek en önemli noktalardan oluşmuştur. Soru çözümleri esnasında, notların açık olması faydanıza olacaktır. Sesli anlatımı ise; boş zamanlarınızda dinleyebilirsiniz. Unutmayın, siz o anda başka bir şeyle ilgileniyor olsanız dahi aklınızda bazı bilgiler kalacaktır.

Unutmayın, biyoloji dersinde konuların sık sık tekrar edilmesi son derece önemlidir. Bu bilgileri tekrar amaçlı da kullanabilirsiniz.

  • Canlının yaşayan en küçük birimi olan hücreler, şekil ve büyüklük bakımından farklılık gösterir.
  • Hücreler yapılarına göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere ikiye ayrılır.
  • Hücrenin kimyasal bileşiminde su ve minerallerin yanı sıra protein, yağ, karbonhidrat ve nükleik asitler bulunmaktadır.
  • Ökaryot hücreler, çekirdek ve organelleri zarla çevrilmiş olan hücrelerdir.
  • Protistalar, mantarlar, bitkiler ve hayvanlar âlemindeki canlılar ökaryot hücrelerden oluşmuştur.
  • Hücre zarı canlı, esnek, madde giriş çıkışını düzenleyen, seçici geçirgen özellik gösteren bir yapıdır.
  • Hücre zarı protein, lipit ve karbonhidrat moleküllerinden meydana gelmiştir. Esas bileşenlerini lipit ve protein molekülleri oluşturur.
  • Hücre zarının yapısı akıcı mozaik zar modeliyle açıklanmıştır. Bu modele göre hücre zarının yapısında iki sıra lipit tabakası bulunur.
  • Hücre zarında bulunan lipit tabakası sürekli hareket halindedir ve akıcı bir durumdadır.
  • Hücre zarında bulunan proteinler yüzeysel ve iç proteinler olmak üzere iki gruba ayrılır. Bu protein molekülleri, lipit tabakalarının arasına gömülüdür ya da
    yüzeyinde bulunur.
  • İç proteinlerin oluşturduğu kanallar hücrenin madde alış verişinde rol alır.
  • Hücre zarındaki proteinlerin sayısı ve dağılımı hücreden hücreye farklılık gösterir.
  • Hücre zarında yer almakta olan karbonhidratlar proteinlere bağlandığında glikoproteinleri oluştururken, lipitlere bağlandığında glikolipitleri oluşturmaktadır.
  • Glikoproteinler sayesinde, hücre duvarı molekülleri tanır ve seçici geçirgen davranmaktadır.
  • Hücre zarında bulunan glikoprotein ve glikolipitlerin dağılımında görülen farklılık ve moleküllerin sayısı, hücrelerin kendine özgü olmalarını sağlar.
  • Hücre zarının seçici geçirgen özelliği, maddelerin kontrollü geçişini sağlar.
  • Pasif taşıma, enerji harcamadan gerçekleşir ve yalnızca derişimin fazla olduğu ortamdan az olduğu ortama doğru olur.
  • Pasif taşıma hem canlı hem de cansız ortamlarda gerçekleşir ve iki ortam arasındaki yoğunluk farkı eşitleninceye kadar devam eder.
  • Pasif taşıma difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve ozmos olaylarıyla gerçekleşir.
  • Bir çözeltideki çözünen madde derişiminin daha fazla olduğu ortamdan daha az olduğu ortama doğru yayılmasına difüzyon denir.
  • Difüzyon hızını sıcaklık, molekül büyüklüğü, ortamın derişim farkı, maddenin halleri, difüzyon yüzeyinin genişliği gibi faktörler etkiler.
  • Bazı maddelerin hücre zarında bulunan taşıyıcı proteinlerin de yardımcı olması ile beraber difüzyonuna kolaylaştırılmış difüzyon denir.
  • Kolaylaştırılmış difüzyonda zarardaki taşıyıcı proteinler taşınan maddeye özgü olup, maddenin geçişi sırasında şekil değişikliğine uğrar.
  • Kolaylaştırılmış difüzyon ile madde geçişi sağlanırken ATP harcanmaz.
  • Ozmotik basınç hücre içi madde derişimi arttıkça artar, madde derişimi azaldıkça azalır.
  • Bir hücre kendinden yoğun bir ortama koyulduğu zaman hücre dışına su verildiği görülür ve ardından hücrenin büzüştüğü görülür. Bu duruma plazmoliz denilmektedir.
  • Plazmoliz geçirmiş olan bir bitki hücresinde hücre duvarı ile hücre zarı arasındaki mesafenin arttığı görülür. Ayrıca kofullarda küçülür.
  • Bir çözeltideki çözünmüş haldeki maddenin derişimi, hücre içerisindeki çözünmüş olan maddenin derişiminden daha az ise; bu çözelti hipotoniktir.
  • Plazmoliz geçirmiş olan bir hücre, hipotonik ortama koyulur ve eski halini alır ise; bu olaya deplazmoliz denir.
  • Hipotonik ortamdaki bir hücrenin su alarak şişmesine turgor, hücre içindeki suyu hücre zarına yaptığı basınca ise; turgor basıncı adı verilmektedir.
  • Hücredeki su miktarı arttıkça turgor basıncı da artmakta, su miktarı azaldığında turgor basıncı da azalmaktadır.
  • Bir hücre turgor durumuna geçerken bitkinin koful hacmi artarken, hücre zarı ile hücre duvarı arasındaki mesafe azalır.
  • Hayvan hücrelerinde hücre duvarı bulunmadığı için, şişen hayvan hücresi patlar. Bu duruma hemoliz denilmektedir.
  • Ozmotik basınç ile turgor basıncı arasında ters orantı vardır. Biri artınca diğeri azalmaktadır.(Çok önemli bilgi)
  • Aktif taşıma yalnızca canlı hücrelerde görülür ve hücrede enerji harcanarak gerçekleştirilir.
  • Aktif taşıma yapılırken, enerji harcanmasının yanı sıra hücre zarında bulunan taşıyıcı proteinler ve enzimler de görev yapmaktadır.
  • Aktif taşıma ile kolaylaştırılmış difüzyon arasında benzerlik bulunmaktadır. Her ikisinde de enzim ve proteinler kullanılır; ancak birinde ATP tüketimi varken diğerinde yoktur.
  • Eğer maddeler hücre moleküllerinden geçemeyecek kadar büyük ise; hücre içine endositoz ile alınırken; hücre dışına ekzositoz ile verilir.
  • Hücre zarından geçemeyecek büyüklükteki maddelerin kofullar yardımı ile hücre içine alınmasına endositoz adı verilir.
  • Endositoz olayı bitki hücrelerinde görülmez.
  • Eğer endositoz ile alınan madde katı ise; fagositoz, sıvı ise; pinositoz olarak adlandırılır.
  • Ekzositoz esnasında koful ile hücre zarı birleştiğinden dolayı hücrelerin yüzey alanında genişleme görülür.
  • Endositoz olayında, hücre zarının bir kısmı kopup, koful oluşumuna katkıda bulunduğundan dolayı hücrenin yüzey alanında azalma görülür.
  • Tüm hücrelerde hücre duvarı bulunmaz. Yalnızca bitkilerin, alglerden bazılarının, bakterilerin, arkelerin ve mantarların yapısında bulunur. Ancak her birinin hücre duvarı aynı özellikte değillerdir.
  • Bitki hücre duvarı selülozdan yapılmıştır. Ayrıca az miktarda da olsa lignin, pektin ve süberin bulunmaktadır.
  • Hücre zarı ve çekirdeğin arasında yoğunluğu yüksek olan bir sıvı bulunur. Bu bölüme sitoplazma ve içerisindeki sıvıya sitozol denir.
  • Ribozom, hem prokaryot hem de ökaryot hücrelerde bulunur. Zarsız bir organel olup, protein sentezinden sorumludur.
  • Endoplazmik retikulum, hücre zarı ile çekirdek arasında bulunur ve kanal ile borucuklar sistemidir.
  • Golgi cisimciği zarla çevrili haldeki üst üste dizilmiş haldeki disk keselerinden oluşmuştur.
  • Sperm ve alyuvar hücreleri hariç tüm hücrelerde golgi cisimciği bulunur.
  • Hücre zarına katılan glikoprotein, glikolipit ve lipoproteinlerin üretim yeri golgi cisimciğidir.
  • Golgi cisimciği, ekzositoz yolu ile hücreden dışarıya gönderilecek veya sitoplazma içerisinde bırakılacak maddelerin salgı keseciklerinin içerisinde depolanmasını sağlamaktadır.
  • Lizozom organeli, alyuvar hücreleri dışındaki büyün hayvan hücrelerinde yer almaktadır.
  • Lizozomun görevi; sindirim yapmaktadır.
  • Lizozomlar hücre içerisine alınmış olan büyük moleküllerin sindirimini de yapar.
  • Otoliz; lizozom enzimlerinin serbest kalarak hücreyi sindirip, yok etmesi halidir.
  • Mitokondriler, memeli hayvanların olgunlaşmış alyuvarları gibi bazı istisna hücreler hariç tüm ökaryot hücrelerde bulunmaktadır.
  • Mitokondri; oksijenli solunumun yapıldığı ve hücreye ATP üretildiği organeldir.
  • Mitokondrinin zarına krista, içerisindeki sıvıya ise; matriks denir.
  • Matriks sıvısı içerisindeki kimyasal bağların kırılmasını sağlayan enzimler bulunmaktadır.
  • Mitokondrilerin kendilerine özgü DNA, RNA ve ribozumu bulunur.
  • Plastitler hayvan hücrelerinde bulunmayıp, bitkilerde ve alglerde bulunmaktadır. 3 farklı çeşit plastit bulunur ve hem görevleri hem de yapıları birbirinden farklıdır.
  • Kloroplast; fotosentezin gerçekleştiği plastit çeşididir. Yapısında yeşil renk pigmenti olarak da bilinen klorofili barındırır.
  • Kloroplastta fotofosforilasyon ile ATP üretimi gerçekleşmekte olup, kloroplastın kendi DNA, RNA ve ribozomu bulunur.
  • Kloromoplastlar; turuncu, sarı ve kırmızı renkte olabilir. Lökoplastlar ise; renksiz olup depolamadan görevlidirler.
  • Kofullar, ökaryot hücrelerde yer alır. Tek katlı bir zarı bulunur ve depolama, boşaltım, sindirim gibi farklı görevleri bulunur.
  • Sentrozomlar, yalnızca hayvan hücrelerinde bulunmaktadırlar. Hücrelerin üremesi esnasında iğ ipliklerini oluştururlar.
  • Çekirdek 4 kısımdan oluşur. Bunlar; çekirdek zarı, çekirdek plazması, çekirdekçik ve kromatinlerdir.
  • Hücre duvarı hem prokaryot hem de ökaryot hücrelerde bulunur.
  • Volvoks, en gelişmiş haldeki kolonidir. Tek hücre formundan çok hücreliliğe geçiş sınıfı olarak da kabul edilir.
  • Volvoks kolonisi hücrelerinin arasında özelleşme bulunur ve birbirlerinden ayrı olarak da yaşamlarını sürdürebilirler.
  • Hayvan hücrelerinde hücre duvarı ve kloroplast bulunmaz. Karbonhidratları glikojen olarak depolarlar. Sitoplazma, bölünme esnasında boğumlanır. Kofulları küçüktür.
  • Bitki hücrelerinde kloroplast ve hücre duvarı bulunmaktadır. Karbonhidratlar, nişasta olarak depolanır. Bölünme esnasında sitoplazma boğumlanmaz, hücre plağı oluşturur. Kofullar büyük ve sayıca azdır.

Reklam Alanı 5
OKUYUCU YORUMLARI

2017 YGS
12 Mart 2017
Merak Ettiğiniz Bir Şey mi Var?
KATEGORİLER
Sponsorlu Bağlantılar